03/12/2025
www.bradascarf.com
Bu eşarbı başına taktığında sadece örtünmüyorsun; yıllardır yarım kalmış bir duayı, Anadolu’nun derinlerinden gelen bir sesi de üzerine alıyorsun. Kapadokya’da yaşayan desen ustası Yağmur, ninesinin sandığında bulduğu eski, koyu kırmızı yazmadan etkilenir. Yazmanın köşesinde “Bu desen kavuşamayanların duasıdır” yazıyordur. Yağmur, o duayı bugüne uyarlayarak şarabi zeminli, küçük kare motiflerle dolu yeni bir eşarp çizer. Bir gece lambanın ışığı değişir, eşarbın üstüne çapraz bir gölge düşer; Yağmur bunun iyiye işaret olduğunu hisseder ve köşesine “BRADA – Dalga Dalga Anadolu” yazar.
Eşarp, Galata’daki küçük bir butiğin vitrinine yerleşir. Aynı günlerde Kars’ta doğmuş ama İstanbul’da yaşayan, memleket hasreti çeken reklamcı Deniz, tesadüfen bu butiğe girer. Eşarbı görünce annesinin eski yazmasını, karla kaplı sokakları, tren yolculuklarını hatırlar. Kumaşı boynuna doladığında hem sıcaklık hem de ait olma duygusu hisseder ve eşarbı satın alır.
Bir süre sonra Brada’dan gelen bir bültenle, tasarımcı Yağmur’un İstanbul’daki sergisine katılır. Yüz yüze geldiklerinde, yıllar önce aynı yurtta kaldıklarını fark ederler. Yağmur, eşarbın ninesinin duasından doğduğunu anlatır; Deniz, Dalga Dalga Anadolu’nun ona memleketini geri verdiğini söyler.
O günden sonra eşarp, Deniz’in hayatındaki her önemli adımda boynundadır ve içindeki Anadolu’yu hatırlatan sessiz bir yol arkadaşı olur.