07/03/2026
Henrik İbsen'in Nora, Bir Bebek Evi oyunundan
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun
Nora: Elbette! Buna katlanmak herkesten önce bana düşerdi; Torvald bana yeni giyecek ve
benzeri şeyler için para verdiğinde, her defasında bunun yarısından fazlasını harcamadım; hep
ucuz ve basit şeyler satın aldım. Bereket her şey üzerimde iyi durur da Torvald hiçbir şeyi fark
etmezdi. Bazen bu durum bana çok dokunuyordu Christine, insan ne de olsa mükemmel, şık
giyinmek istiyor tabii. Değil mi?
Ama benim başka bir gelir kaynağım daha vardı. Geçen kış, şansım varmış, bir yığın yazı daktilo
etme işi aldım. Her akşam odaya kapanır, gece yarılarına kadar yazardım. Ah bazen çok ama
çok yorulurdum. Ama her şeye rağmen evimde çalışmak ve iyi para kazanmak çok güzeldi.
Neredeyse bir erkeğe benzemiştim.
Bak işte, ne kadar ödediğimi tam olarak söyleyemiyorum. Biliyor musun, böyle işlerin hesabını
tam düzgün tutmak çok zor. Yalnız şunu biliyorum, tasarrufla bir araya getirebildiğim bütün
parayı hep borca yatırdım. Gerçi bazen ne yapacağımı bildiğim günler de oldu. O zaman burada
oturur, zengin, yaşlı bir adam bana aşık olmuş diye düşünürdüm…
Aman, saçmalık işte! Ve bu adamın öldüğünü, vasiyetnamesi açıldığında da büyük harflerle,
“Bütün param, sevimli ve nazik Bayan Nora Helmer’e hemen ödenecektir,” yazdığını kurardım.
Yok canım, anlayamadın mı? Ortada böyle yaşlı adam yok ki, ben sadece kendi kendime
hayallere dalıyorum… Para bulmak zorunda kaldığımda, tekrar tekrar hep böyle birinin varlığını
hayal ederdim. Artık hepsi geçip gitti; yaşlı sıkıcı adam neredeyse orada yerinde kalsın, onunla
da mirasıyla da işim yok; çünkü artık hiçbir sıkıntım kalmadı. Ah Christine, ne harika bir
düşünce! Sıkıntının olmaması! Sıkıntısız yaşamak; tamamen sıkıntısız; çocuklarla oynamak,
eğlenebilmek; evini temiz tutmak, zevkle döşemek ve de her şeyin Torvald’ın sevdiği gibi olması!.. Yakında mavi, açık bir gökyüzü ile ilkbahar gelmiş olacak. Belki bir küçük seyahate
çıkabileceğiz. Kim bilir belki de denizi tekrar görebilirim. Ah, evet, yaşamak mutlu olmak çok
harikulade bir şey!
(Antreden kapının zili duyulur)